Karekodu Bulunmayan Çekin Ceza Sorumluluğu

Bloglar

Bu yazımızda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.780/1-h uyarınca çekte bulunması zorunlu olan karekodun bulunmadığı çek düzenlenmesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.210/1’in atfı ile TCK m.204/1’e göre resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilecektir.

  1. Çekin Unsuru Olan “Karekod”

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.780’de çekte bulunması gereken unsurlar sıralanmıştır[1]. 09.09.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6728 sayılı Kanunun 70. maddesi ile karekod, çekin zorunlu unsuru olarak kabul edilmiştir. TTK m.781/1’e göre; çekte karekodun bulunmaması, çekin “kıymetli belge” sayılmamasına yol açacaktır. Çekin yabancı banka tarafından bastırılması halinde ise, karekodun bulunmaması çekin geçerliliğini etkileyemeyecektir (TTK m.781/3).

6728 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 6102 sayılı Kanuna eklenen geçici m.11’e göre; “31.12.2016 tarihinden sonra bankalarca çek hesabı sahiplerine 780. maddeye bu Kanunla eklenen hüküm gereğince bulunması gereken karekod ve seri numarası unsurlarını içermeyen çek yaprağı verilemez. 31.12.2016 tarihinden önce basılan çeklerde bu unsurlar aranmaz”.

Sonuç olarak; Ülkemizde 30.12.2016 tarihinden itibaren düzenlenen çeklerde karekod bulunması zorunludur. Karekodun bulunmadığı bir senet, çek vasfını kazanamayacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.210/1’e göre; “Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır”. Buna göre; aslında özel belge niteliğinde olan çek üzerinde gerçekleştirilen sahtecilik, resmi belgede sahtecilik olarak kabul edilmektedir. Çekin resmi belgede sahtecilik suçunun konusunu oluşturması için; hukuken zorunlu unsurlarını içermesi gerekir, aksi halde çek vasfını kazanmayan belgenin, TCK m.207 uyarınca özel belgede sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay 21. Ceza Dairesi’nin 28.03.2016 tarihli, 2015/6895 E. ve 2016/2858 K. sayılı kararına göre; “Sanığın suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş 21.500 TL bedelli çeki kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmakla; suça konu belgenin bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını taşıması halinde, aldatma yeteneğinin de bulunması koşuluyla ‘resmi belgede sahtecilik’ suçunu oluşturacağı, belgede bulunması gereken zorunlu unsurların eksikliği durumunda ise belgenin bir hukuki değer taşıması ve aldatma yeteneğinin bulunması koşuluyla ‘özel belgede sahtecilik’ suçunun oluşabileceği; somut olayda ise, çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan keşideci adının yasaya uygun şekilde yer almadığı ve bu nedenle, hukuki değer taşıdığında da kuşku bulunmayan belgenin ‘özel belgede sahtecilik’ suçuna konu olabileceği ancak dış görünüşü itibarıyla belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmadığı mahkemece isabetle belirlendikten sonra, gerekçeli kararda bu konu hiç tartışılmaksızın sanki iğfal kabiliyeti varmış gibi bir kabulle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmak suretiyle çelişkiye düşülmesi,” bozma sebebi olarak gösterilmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 21.02.2018 tarihli, 2016/535 E. ve 2018/1512 K. sayılı kararına göre; “Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerektiği, zorunlu unsurların eksikliği halinde belgenin özel belge niteliğinde olacağı,” açıklamalarında bulunulmuştur.

Dolayısıyla; çekte bulunması zorunlu olan karekodun bulunmaması, o belgeyi çek vasfından çıkaracak ve resmi belge hükmünde sayılmasını engelleyecektir. Bu durumda, gerçekleştirilen fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmelidir.

LogoTürkiye'deki hukuki süreci, öğren takip et; kanunları ve haklarını yakından tanı; görüşlerini inceleyerek yeni fikirler edin.

© 2025 Karbis Hukuk Danışmanlık, Tüm hakları saklıdır.